ZIIIRO

Uzun zamandır Google Analytics sonuçlarından takip ettiğim üzere ZIIIRO ile ilgili yıllar önce yayımladığım bu sayfa, saatleri merak edenler tarafından oldukça ilgi görüyor. Yazının yayımlandığı tarih olan 18 Nisan 2013 versiyonunu aşağıda bulabilirsiniz, ama önce sizleri daha güncel daha detaylı bir yazıyla başbaşa bırakmak istiyorum.

Yazıya başlamadan önce şunu belirtmeliyim ki, o sıradışı tasarımlara sahip, oldukça ilgi çeken ZIIIRO saatleri Türkiye’ye resmi olarak ilk ben getirdim. Bunu sadece okuyacağınız yazının alelade bir bloggerın, bir ürünle ilgili içerik doldurması ile alakalı olmadığını bilmeniz için söylüyorum.

ZIIIRO’nun Tarihçesi

ZIIIRO markasının geçmişi Derick IP isimli Hong Kong’lu vatandaşın Robert DABI isimli Alman vatandaşın tasarımlarını internette görmesiyle başlar. Robert’ın tasarladığı ilk saat aşağıda görseli bulunan ZIIIRO Gravity’dir.

Mart 2010’da projeyi seri üretimle hayata geçiren Derick ve Robert, ilk günden bu yana markanın çizgisini korumuş, popülist ve/veya ticari yaklaşımlarla #maketimefun olarak addetikleri mottolarından ödün vermemişlerdir. Artık cep telefonlarımızda, bilgisayarlarımızda, tabletlerimizde, arabalarımızda kısacası her yerden takip edebileceğimiz zaman kavramı gerçeği göz önünde bulundurulduğunda ZIIIRO’nun asıl amacı, zamanı eğlenceli bir şekilde yansıtmaktır. ZIIIRO sadece saati gösteren bir araç değil, zamanı eğlenceli ve tarz bir anlayışla yansıtan bir aksesuardır.

ZIIIRO Türkiye’de

ZIIIRO çok kısa zamanda dünya çapında büyük sükse yapmış olsa da, Türkiye’ye gelmesi çok da kolay olmadı. 2012 yılında o zamana göre 6 yıldır Türkiye Distribütörlerinden tedarik ettiği ürünleri online satış kanalından satan Saatturk’te yöneticiydim. Kurulduğu yıl olan 2016’da piyasada bu işi yapan az sayıda firma olması hasebiyle Saatturk yıllar boyu satış anlamında ciddi başarılara atmış bir firmaydı. Ancak cebine birkaç bin dolar para koyanın e-ticaret işine girip saat satmaya başlaması, akabinde de distribütör firmaların kendi online satış platformlarını kurmaları işleri iyice zora sokmuştu.

Saatturk’ün kendi saatlerininin distribütörlüğünü yapmaya başlamadığı takdirde ticaret hayatı tehlikeye girebilirdi. Kısıtlı pazarlama bütçeleri, ve piyasada artık birbirinin kopyası saat markaları ve modelleri olması ise, distribütörlüğün manasını kaybettiren karşıt unsurlardı. Gerçek o ki bize, sıradan tasarımlı bir saate göre tanıtmaya daha az ihtiyaç duymamızı sağlayacak farklı ürünler lazımdı.  Bu nedenle internette ufak bir araştırmaya koyuldum…

Açık konuşayım, çok uzun uzadıya araştırmalar yapmama gerek olmadı. İnternette ilginç saat tasarımlarını arattığınızda klişe olacak ama saatler ilginç saatler, ve ZIIIRO’lar olarak ikiye ayrılıyorlardı. Aradaki fark o kadar keskindi. Türkiye’de satışı olmayan bir saati temin etmem tabii ki mümkün olmadı. O zamanlar elimizde distribütörlüğünü yaptığımız bir ürün de olmadığı için üreticiyle sadece numune istemek için iletişime geçmek de aklıma gelmedi. Birkaç hafta içinde Amsterdam’a seyahat gerçekleştirecektim ve orada bir perakende satış noktası olduğunu öğrenmemle birlikte kolları sıvadım. Gittiğimde ZIIIRO satışı yapmakla mükellef dükkan kapı duvardı. Abi, “Cumaya gittim gelicem” bile yazmamış. Sonuç olarak sevdam başka bir bahara kalmıştı. Sonraki ay Çin’e yaptığım seyahatte ise oldukça pahalı da olsa bir adet ZIIIRO Celeste edinme fırsatına eriştim. Saat oldukça güzeldi. Çelik kasası, japon quartz mekanizması, renk değiştiren sarmal yapısıyla gerçekten de göz alıyordu.

Türkiye’ye döner dönmez üreticiyle iletişime geçtim. Tam 8 ay -3 ay kadarı işi bırakıp Çin’e eğitime gittiğim dönemi kapsıyor- üreticiyi bize ürünleri satması için ikna etmeye çalıştım. En nihayetinde Hong Kong’da buluşup işbirliğini başlatmak için el sıkıştık. Saatleri Türkiye’de satışa sunduğumuzda tarihler Nisan 2013’ü gösteriyordu…

ZIIIRO çok kısa zamanda çok büyük ilgi topladı. Öyle ki Saatturk şu an ZIIIRO dahil olmak üzere tam 7 farklı tasarım saat markasının Türkiye distribütörlüğünü yapıyor. İlk başlarda bizi vitrinlerine yerleştirmek için toplantı taleplerimizi dahi kabul etmeyen firmalar, şimdi bu sıradışı ürünleri satabilmek için sıraya giriyorlar. Emin olun abartmıyorum. Şu an N11, Hepsiburada.com gibi oldukça ünlü satış platformları dahil olmak üzere farklı perakende noktalarında da ürünleri bulmanız mümkün, ancak bu ürünlerin tamamı Saatturk.com, ve sitenin bağlı olduğu firma META tarafından tüketicilere gönderiliyor.

Umarım yazıyı beğenmişsinizdir. Her türlü sormak istediğiniz şey için bt@berkaytekin.com adresinden, veya sol üst köşeki + tuşuna tıklayarak ulaşabileceğiniz sosyal medya hesaplarımdan bana ulaşıp sorularınızı sorabilirsiniz. Elimden geldiğince yanıt vermeye çalışırım.

Yazının Orijinali (18 Nisan 2013)

Sonunda. Uzun uğraşlar sonucu ZIIIRO saatlerin Türkiye’de, tek yetkili olarak Saatturk.com aracılığıyla satılması için anlaşma sağlandı. Yaklaşık 1 hafta kadar önce de satışa çıkarıldı.

Fotoğraflardan da görülebileceği üzere ZIIIRO, sıradan bir saatle arasındaki farkı hemen belli ediyor. Bilindiği üzere günümüzde cep telefonlarından, tablet bilgisayarlardan, laptoplardan, evlerden, arabalardan, televizyonlardan, kısacası her yerden saatin kaç olduğu öğrenilebiliyor. Bu sebeptendir ki kol saatleri artık zaman göstergecinden çok bir moda ikonu, aksesuara dönüşmüş durumda. Burada ZIIIRO’nun yarattığı sıradışılık daha da ön plana çıkıyor.

Yukarıdaki ZIIIRO Gravity saatlere bakınca saati anlamanın çok zor olduğu sanılabilir, ancak aslında çok kolay. Göstergenin dış kısmındaki halkanın ucu dakikayı belirtirken, iç kısımdaki halkanın ucu saati belirtiyor.

Benim favorim ise gerek yukarıdaki fotoğraf, gerekse sayfanın arka planında görebileceğiniz ZIIIRO Celeste. Saati yaklaşık bir yıldır kullanıyorum. Bu bir yıl içerisinde koluma yapışıp ”Bu ne güzel bi’ saat, nereden aldın!?” sorusunu soranların sayısını unuttum. Hatta bir keresinde havalimanına girerken güvenlik araması için çıkardığımda, görevli eline alıp yaklaşık bir 5-10 dakika kadar inceledi. Saat gerçekten inanılmaz ilgi çekiyor. Bu arada değinmeden geçemeyeceğim, fotoğraflardan hafif, plastik bir saat gibi görünüyor olabilir, ancak elinize aldığınızda o kaliteyi yansıtan ağırlığını hissediyorsunuz. Kasası da, örgü kordonu da paslanmaz çelik.

Her ne kadar favorim Celeste olsa da, elektro lüminesans adını verdikleri yeni bir aydınlatma teknolojisi kullanan, ZIIIRO’nun ilk ve halihazırdaki tek dijital saati olan Saturn’e değinmeden geçemem.

Bu saat ilginç olduğu kadar ZIIIRO’nun marka olarak gittiği yolu göstermesi açısından önemli. ZIIIRO, popülaritesini getiren tasarımlara bağlı kalarak onların üzerinden gitmek yerine, gün geçtikçe tasarımlarına aynı sıradışılıkta yenilerini ekliyor. Bu, markanın kendisine pazarda sağlam bir yer edinebilmesi açısından oldukça önemli.

Son olarak reklamımızı yapalım tabii ki 🙂 Bu saatleri aşağıdaki link aracılığıyla Saatturk.com‘dan satın alabilirsiniz.

http://www.saatturk.com/kategori/markalar/ziiiro