Sanya 三亚

          Çin’in en güneyinde bir ada; Hainan. Adanın en güneyinde bir şehir; Sanya. Çin’in Hawaii’si. Hawaii’ye gitmedim, çok bilgim yok ama Sanya’nın Antalya, Bodrum tarzı bir tatil şehri olduğunu söylemek çok zor değil. En büyük farkı tropikal iklim bölgesi olması dolayısıyla sık sık yağmur yağması. Sanya’ya tamamen Pekin’de 8. ayı doldurmanın verdiği deşarj olma isteğiyle gelen, biraz havuz, deniz yüzü göreyim, yüzeyim isteğiyle gittim. Ancak gittiğim ilk gün üstteki manzarayla karşılaşıp, bütün günü de öyle geçirince moralim sağlam bozulmadı değil. Az değil, uçaktaki kabin memuruna ”garson” şeklinde hitap eden, uçak taxiyi tamamlayıp pist başına geldikten, pilot ”kabin ekibi kalkış için yerlerinize ” anonsu yaptıktan sonra üçer beşerli gruplar halinde tuvalete girmeye çalışan süpersonik Çinli dostlarla 4 saat geçirdim. Neyse ki sonraki günlerde manzara istenilene döndü.

Sanya’da pek bir yabancı topluluğu yok. Tabii güneşin ne olduğuyla ilgili fikir sahibi olmayıp görmeye gelen Ruslar hariç. Hainan adasında, bu Sanya adı verilen bölgede üç adet önemli sahil var. Sanya Sahili, Dadonghai Sahili ve Yalong Sahili. Sanya Sahili havalimanına 5-10 dakikalık taksi mesafesinde. Gelmeden önce fikrimin olmadığı, Çin’deki en temiz denize sahip olduğu söylenen, hatta Çin hükümetinden 4 yıldız kapmayı başarabilen tek sahil olan Yalong sahili, havalimanına yaklaşık bir 45 km kadar uzakta. bu sahilin bu kadar temiz olmasının sebebi söylendiği üzere bölgede bulunan Marriott, The Ritz Carlton gibi 10 numara 5 yıldız otellerin sahili koruması imiş. Benim kaldığım bölge olan Sanya Sahili’nden o nemli Çin sıcağının altında bu sahile gidip gelmek en kibar tabirle Çin işkencesi olduğu için, gidip yerinde görmedim, yorum yapamayacağım.

Sanya’nın şehir merkezi, bu Dadonghai ismi verilen bölge ile Sanya Sahili arasında konuşlandırılmış. Altta da görebileceğiniz üzere normal bir tatil şehri merkezi, pek bir numarası yok.

Yukarıda belirttiğim expat topluluğunun eksikliği mevzuuna geri dönersek, bulabildiğim tek eli yüzü düzgün gece kulübü olan Soho isimli mekanda bu durumun hezeyanlarını görmenin mümkün olduğunu söyleyebilirim. Görür görmez hemen şişe çevirmeye başlayan barmen mi istersin, beş defa istemiyorum demene karşın ”Gangbei, gangbei, gangbei(şerefe)” yapıp içki ikram eden bir yığın insan mı istersin, ingilizcesini geliştirmek için çabalayanlar mı istersin, gırlan.  Hatta bir tanesi Instagram’daki Sanya hashtaginden fotoğraflarımı bulup like atmış, oradan muhabbete girmeye çalışıyor, siz düşünün gerisini.