Hong Kong

          Geldik en civcivli yere. Herhalde Çin’e geldiğimden beri gördüğüm en canlı, en ilgi çekici, en kültürel bolluğa sahip yer desem yanlış olmaz. Bir yeri Hintliler-Çinlilerle doluyken, başka bir yeri zannedersiniz ki Avrupa. Çekik gözlü yok.

1997’ye kadar İngiliz himayesi altında bulunan Hong Kong, 1997 yılının Temmuz ayında Çin’e teslim edilmiş. Ancak Çin demeye bin şahit lazım. En çok Çinli’yi gördüğüm, Tsim Sha Tsui adı verilen Çin ana karasının bağlı bulunduğu karada kalan kısmı sokaklar, mağazalar olarak olmasa da biraz Çin’i andırıyor. Milyon dolarlık evlerin bulunduğu Central adı verilen en işlek kısmın bulunduğu ada ise tek kelimeyle Avrupa. Ada, kuzeyden güneye doğru bir tepe şeklinde yükseliyor. En yüksek yeri olan, Victoria Peak’ten yukarıdaki fotoğrafta da görebileceğiniz, dünyanın halihazırda en yüksek 4. binası olan ve 2010’da açılan Uluslararası Ticaret Merkezi’nin (ICC) ne kadar devasa bir yapı olduğunu idrak ederken, Victoria Limanı’nı seyredebiliyorsunuz. Victoria Peak’a çıkabilmek için Peak Tram adı verilen tramvaya binerek direk gitmek, ya da aşağıda görebileceğiniz, Hong Kong vatandaşlarının evlerine giden yolda telef olmaması için yapılmış 800 metre uzanan yürüyen merdivenleri kullanabiliyorsunuz. Ancak merdiven işi biraz yorucu, zira bittiği yerde tepeye giden yol bitmiyor. Hatta yeni başlıyor.

Şehrin en avrupai yeri sanırım Lan Kwai Fong adı verilen sokak. Şehre ilk geldiğim gece Victoria Peak ve Central arasında kalan otelimden şöyle bir yokuş aşağı doğru salayım dedim ki neler göreyim. Sokağın başına geldiğimde bir anda sağımda bir adet Mclaren Mp4-12c, solumda bir adet Porsche Carrera Turbo S, az ilerimde de bir adet Ferrari F430 belirdi. Sokağın kendisi ulaşıma kapalı ve sağlı sollu barlar, gece kulüpleriyle dolu. Her ne kadar geniş bir sokak olsa da insanlar dışarı taşmış, sokağı komple kaplamış durumdaydı.

Şehrin bir başka atraksiyonu ise her akşam saat 8’de başlayan, Kowloon bölgesinden seyredilebilecek, Hong Kong Island Skyline’daki binaların karşı sahilde çalan müzik eşliğinde yaptıkları ışık gösterisi.

Yine toparlamak gerekirse, Hong Kong, hayatımda gördüğüm en ilginç şehirlerden biri. Bunun en önemli sebebi gelişmişlik düzeyi olduğu kadar, içinde barındırdığı farklı kültürler, ve bundan da önemlisi bu kültürlerin çok dar bir alanda iç içe yaşıyor olmaları.